Etikete göre gösterilenler ilginç makaleler

Salı, 09 Haziran 2020 12:13

İzmir EMDR Terapisi Merkezi

İzmir EMDR Terapisi Nerede Yapılır?

İzmir şehrimizde EMDR terapisi; Uzman Klinik Psikolog Bayram Şimşek liderliğindeki uzman EMDR terapistleri tarafından Ege Pozitif Psikoloji merkezlerinde İzmir Merkez, Alsancak, Karşıyaka, Bornova, Bostanlı, Buca, Gaziemir, Aliağa, Bergama ilçelerinde ikamet eden tüm danışanlar için kullanılmakta ve son derece başarılı sonuçlar alınarak uygulanmaktadır.

EMDR, Eye Movement Desensitization and Reprocessing ingilizce tanımının baş harflerinden oluşan yenilikçi ve çok başarlı bir psikolojik tedavinin ismidir. Türkçe olarak "Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme" olarak çevirebileceğimiz bu güçlü psikoterapi yöntemidir. Yaş aralığı fark etmeksizin farklı türlerdeki onlarca psikolojik rahatsızlıkta başarı ile tedavi sağladığı için psikologların sıklıkla başvurduğu yöntemlerden biri haline gelmiştir.

EMDR terapistlerimiz ile iletişime geçmek ve randevu almak için bize iletişim kanallarımızdan ulaşabilirisiniz. İzmir'de Emdr Terapisti uzmanı olarak en çok olumlu yorum alan ve en başarılı kadromuzu tanımak içinde uzmanlarımızı inceleyebilirsiniz. Merkezlerimizin hepsinde bay ve bayan EMDR terapistlerimiz size hizmet vermektedir.

Peki Nedir Bu EMDR?

EMDR ( Eye Movement Desensitization and Reprocessing) "Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme" olarak bilinen göz hareketleri duyarsızlaştırma ve anıyı yeniden işleyerek yapılandırma olarak kullanılan bir psikoterapi yöntemidir. Yaşadığımız tüm olayların fiziksel tepkilerimize yansımasının takibi ile soruna çözüm bulmak olarak görülebilir. Birey yaşadığı olayların etkisi ile ona acı veren tecrübeleri, beyindeki işitsel, görsel, duygusal, bedensel ve düşünsel şekillerde saklar. Birey ona acı veren olayı bir an şeklinde hatırladığında beyninde olay ile ilgili görsel bir imaj resimler olarak canlanır. Bu resme eşlik eden tüm olumsuz inanç, kızgınlık hatta öfke, üzüntü gibi duygular ve düşünceler bedensel duyum olarak hisseder. Birey o anlarda kendine güvenememe, yetersiz hissetme, değersiz hissetme olarak bu olumsuz durumu yaşar ve fark eder. Vücut tarafından, göz hareketlerinde ise hem bu olumsuz inanç hem de o anı kişide olumsuz olarak aktive edilmez. Beyin aktiviteleri, bu anlarda bireyde, bu travma ya da olumsuz anılar hatırlandığında nötrleşmiştir. 

Olaylar karşı tepki veren sistem, bireyin yaşadığı travmatik veya aşırı olumsuz duygular yaşatan olaylar karşısında bir nevi bozulmaktadır. Bu aşamada yeni gelen bilgiler mevcut hatıra deposuna entegre edilememektedir. Deneyimi tanımlamak için hatıra deposundaki çapa noktalarına bağlantı kurulamıyordur. Bağlantı eksikliği de sağlıklı sonuçların elde edilmemesine sebep olur. Sonuçta bu yaşanılan olumsuz deneyimleri yaşayan bireyde ilerisi için bu hatıradan yararlı ve sağlıklı çıkarımlar gerçekleşmez. Bir diğer yönden ise bu olumsuz bireyin tepkisi şu olacaktır. Duygularımız, anılarımız, hafızamızda tüm yaşandığı her detayı ile görsel resimler, sesler, kokular ile saklanır. Herhangi bir hatırlatıcı istenildiği zaman hatırlanamayan izole edilmiş anıları tetiklerse de o izole anı her detayı ile bir bütün olarak tekrar yaşanır.

EMDR anlayışına göre ruhsal rahatsızlıkların, kişide görülen olumsuz davranış ve düşüncelerin ve toplamında da kişilik belirleyicisi özelliklerinin arkasında bu hafıza sisteminde uyumu bozan, düzgün çalışmasını engelleyen, istenen mantıklı sonuçlar ile işlenmeden duran izole anılar yatmaktadır. Bireyin kendisi hakkında neredeyse saplantıya dönen olumsuz düşünceleri ve inançları için (örn: Ben aptalım, başaramam, şansızım vs) olumsuz duygusal tepkileri (yeni bir olay karşısında başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkiler gösterme (sınavdan öncesi karın ağrısı yaşamak gibi) problemin kendisinin olmadığını, semptomların dışa yansımadırı. Bu yeni durumlar da tekrar tekrar yaşadığı olumsuz inançlara ve duygulara da bu izole olmuş geçmişte yaşadığı olaylar sebep olmaktadır.

EMDR tedavisi, hafızada işlenmeden izole kalmış anıların doğru bir şekilde işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapi yöntemidir. Beynin olayın yaşandığı zamanında yapamadığı anıyı işleme işlemlerinin yapılmasını sağlar. Kilitli kalmış hatıraları hafızanın diğer hatıra bölümleri ile ilişkilendirir. Bu hatıraladan birey için yararlı çıkarımlar sağlayacak verimli bilgiler olarak depolanmasını sağlar. Danışan bu hatırayı tetikleyen durumları yaşadığında artık EMDR terapisi ile artık izole olmayan bu anılardan rahatsız olmaz. Geçmişte yaşadığı olayı yeni, doğru ve mantıklı bir perspektiften görmeye başlar.

Bugüne kadar her yaş grubundan milyonlarca kişinin farklı türdeki psikolojik rahatsızlıklarında çok başarılı sonuçlar alınmasını sağlamıştır. Dünyadaki başarılı benzer sonuçları da bizde merkezlerimizde almaktayız. Ege Pozitif Psikoloji Merkezlerimizde EMDR yöntemi ile İzmir genelinde son birkaç yılda binlerce danışanımızda kullandığımız ve çok olumlu sonuçlar aldığımız bir yöntem olmuştur.


İzmir Emdr Terapistlerimiz

Gökce Sümekçi Psikolog Psikoterapist

Psikolog Gökçe Sümekçi Evlilik Terapisti & Cinsel Terapist Ege Pozitif Psikoloji bünyesinde İzmir Karşıyaka, Gaziemir…

Uzman Klinik Psikolog Bayram Şimşek

Bayram Şimşek Aile Danışmanı & Emdr Terapisti & Cinsel Terapist  Aliağa, Bergama, Karşıyaka da Ege…

 


Gelişimsel EMDR Tarihçesi

Psikolog Doktor Francine ShapiroPsikolog Doktor Francine Shapiro 1987 yılında, Doktora tezini yazdığı dönemde, istemli göz hareketleriyle beraber rahatsız edici düşünceleri ya da anıları düşündüğünde, bu düşüncelerin bireyde ortaya çıkardığı olumsuz hislerinin azaldığını keşfetmiştir. Bu keşfinin etkinliğini araştırmak adına TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) olan Vietnam gazileriyle, tecavüz ve cinsel istismar mağdurlarıyla 11-53 yaş arasında değişen 22 kişilik bir katılımcıyla çalışma ve araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmalar sonucunda EMDR’nin travmatik yaşantıların olumsuz etkilerini fazla derecede azalttığını görmüştür. Francine Shapiro psikoloji bilimine yaptığı katkılardan dolayı ‘Uluslararası Sigmund Freud Ödülü’nü almıştır. Sonrasında 2009 yılında travma psikolojisine katkılarından ötürü yine ödül almıştır.

İzmir EMDR terapisi için kessin bir tarih yoktur. Fakat EMDR terapisinin geçmişi izmir’de baya eskiye dayanıyor. EMDR şu an dünyada bir çok kurum ve kuruluş tarafından onaylanan bir terapi tekniğidir. Amerikan Psikiyatri Derneği EMDR’nin etkililiğini onaylamıştır. Dr. David Grand 1993 yılında katıldığı bir konferans sonrası EMDR’ yi tanımıştır. Francine Shapiro tarafından bulunan bu terapi tekniği travmaya bağlı oluşan sorunları ışık hızında iyileştiriyordur. Daha sonra bu tekniği kendi hastalarına uygulamaya başlamıştır ve bunun sonucunda hızlı bir şekilde çok iyi sonuçlar almışlardır. Sonrasında 1999 Marmara Depreminden sonra Türkiye’ye gelip depreme maruz kalmış insanlarla çalışmalar yapmıştır. Bunların hepsini EMDR ile ilgili yazdığı kitapta anlatmıştır. EMDR yöntemiyle sadece üzüntü veren anıların artık üzüntü vermediği değil, her konuda destek sağladığı ve performansı arttırdığını gözlemlemiştir.

Çocuklarda EMDR Nasıldır?  İzmir'de Kimi Tercih Etmeliyim?

Çocukların travmatik olaylarını, kaygı ve korkularını, öz güven ve çekingenlik problemleri ve fobileri, sınav kaygısı, performans kaygısı gibi problemlerde EMDR sıklıkla kullanılan ve başarıya ulaşılan bir terapi tekniğidir. Aynı zamanda İzmir EMDR terapistleri olarak gerek uzman terapistleri ile gerek sağlık altyapısı olsun Çocuklarınızın ruh sağlığı için Ege Pozitif Psikoloji ideal bir kurumdur. İzmir merkez ve ilçelerinde Ege Pozitif Psikoloji çocuklar için kapsamlı bir EMDR terapisi sunmaktadır.

EMDR Terapisi ile sonuç veren psikolojik bozukluklar:

  • Emdr Terapi ve Kaygı Bozuklukları
  • Emdr Terapi ve Depresyon
  • Emdr Terapi ve Rahatsız Edici Anılar
  • Emdr Terapi ve Fobiler
  • Emdr Terapi ve Ağrı Rahatsızlıkları
  • Emdr Terapi ve Stres Kontrolü
  • Emdr Terapi ve Kişilik Bozuklukları
  • Emdr Terapi ve Bağımlılıklar
  • Emdr Terapi ve Beden Algısı Bozuklukları
  • Emdr Terapi ve Cinsel İşlev Bozuklukları
  • Emdr Terapi ve Panik Bozukluğu
  • Emdr Terapi ve Disosiyasyon
  • Emdr Terapi ve Komplike Yas
  • Emdr Terapi ve Kompleks Travma
  • Emdr Terapi ve Davranım Bozuklukları ve Özgüven Sorunları
  • Emdr Terapi ve Migren ve Fantom Ağrı
  • Emdr Terapi ve Yeme Bozuklukları
  • Emdr Terapi ve Cinsel ve/veya Fiziksel Taciz
  • Emdr Terapi ve Vajinismus
  • Emdr Terapi ve Erken Boşalma
  • Emdr Terapi ve Taciz
  • Emdr Terapi ve Bağımlılık

İzmir EMDR İle İlgili Sorulan Sorular

izmir emdr terapisi 1 231x3001) EMDR’nin açılımı nedir? EMDR ne demek?

Eye Movement Desensitization and Reprocessing açılımıdır. Türkçeye bu göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme olarak çevrilir.

2) EMDR’yi kim nasıl buldu?

Doktor Francine Shapiro 1987 yılında tesadüfi olarak bulur. Yürüyüş yaparken aklındaki kötü duygu ve düşüncelerin azaldığını keşfetmiştir. Bunun sonucunda bu sonuca şaşırıp araştırmaya başlamıştır. Yaptığı araştırmalar sonucunda beyne çift yönlü uyarım verildiğinde kötü anıların etkisinin azaldığını fark etmiştir.

3) İzmir EMDR için Tavsiye?                                                  

İzmir’de EMDR terapisi için Psikolog arıyorsanız. Alanında uzman ve deneyimli olmasına önem veriniz. İlk etapta İzmir'de EMDR terapisi yapan psikologlar diye küçük bir araştırma yapın. Böylece kafanızda azda olsa bir şema oluşur. Dilerseniz bu hizmet için Ege Pozitif Psikoloji Psikologlarına da bakabilir ve bizleri yorumlayabilirsiniz

4) EMDR Terapisi nasıl uygulanmaktadır?

Gelen danışanın olumsuz anıları tarandıktan sonra beyne çift yönlü uyarım dediğimiz uyarımlar verilir bunlar ya göz hareketleridir ya dize ya da omuza tık tıklar ya da kulağa verilen seslerdir. Bu olumsuz düşünceler bu çift yönlü uyarımlar sonucunda olumlu bir düşünceyle bağlanır ve kişi artık bu anıya baktığında olumsuz bir şey hissetmez.

5) EMDR ne kadar sürer?

Bu bireye, yaşadığı olumsuz duruma, o olumsuz duruma bakış açısına ve iyileşmek isteyip istemediğine göre farklılık gösterir. EMDR tedavisine merkezimizden alabilirsiniz.

6) EMDR’ yi neden tercih etmeliyim?

Yaşadığınız sıkıntıların derinlerinde ne yatıyor onu öğrenmek için en kökünden temizlemek ve bunu hızla elde etmek için başvurabilirsiniz.

7) EMDR zararlı mıdır?

Herhangi bir zararı olmamasına rağmen bazı travmatik anılar derinlerinde daha farklı travmatik anıların kapısını açmış ve kişi bastırdığı şeylerle yüzleşmek zorunda kalmış olabilir ve seanslardan sonra çok fazla ağlayabilir, başta daha kötü olabilir ama terapiye devam edildiği takdirde iyileşmeler gerçekleşecektir. İnsan yeter ki istesin.

8) EMDR’nin herhangi bir yaş kriteri var mı?

Çocuklara bile uygulanabilen bir yöntem olduğundan dolayı herhangi bir yaşı yoktur.

EMDR Terapisi Fiyatları

Emdr İzmir fiyat ve ücretlerine baktığımızda uzmandan uzmana farklılık göstermektedir. İzmir de emdr terapisi fiyatları 150 Türk Lirası ile 350 tl arasında değişkenlik göstermektedir. Türkiye de diğer şehirler de İstanbul, Bursa, Antalya, Konya, Ankara da da ücretler değişkenlik göstermektedir. Emdr fiyatları, emdr seans ücretleri 2019 – 2020 ücretlendirmeleri; 100 ile 500 TL arasında Türkiye de değişkenlik göstermektedir. Burada Emdr Terapisi seans ücretlerinden ziyade size önerimiz, emdr terapistini iyi seçmeniz, bunun için de en az 4-5 yıllık bir deneyim, ve yetişkin psikoterapisi üzerine çalışan diğer kuram ve terapileri iyi kullanan bir emdr terapisti seçmeniz sizin için daha sağlıklı olur.

İzmir pedagog kadromuzu görmek için tıklayın...

İzmir de Emdr Terapisi Uygulayan Psikologlar

İzmir psikolog ve emdr terapisti açısından Türkiye de en zengin ildir diyebiliriz. İzmir de Emdr terapisi uygulayan psikolog seçerken bazı noktalara dikkat etmek gerekir: Emdr uygulaması basitmiş gibi görünen zor ve karmaşık bir yöntemdir. Özellikle diğer bir çok kuramla desteklendiğinde etkililiği çok fazla artmaktadır. Aynı zamanda belli bir tecrübe gerektiren sihirli bir terapi yöntemidir emdr, yani emdr terapisi uygulaması yapan psikolog seçerken, popüler olması, deneyimli olması, bir çok olumlu danışan yorumu olması sizin için daha sağlıklı yol gösterir. İzmir Psikolog tıklayın

Emdr Terapisi Zararları – Yaptıranlar

İzmir Emdr terapisi yaparken insanların sorularından birisi emdr zararları var mı? emdr terapisi zararı ile ilgili elde edilmiş net bir kanıt yoktur. Ancak emdr terapisi yaptırdıktan sonra: baş ağrısı, ağlama, uyku, uykusuzluk, öfke patlamaları, daha kötü hissetme vb. durumlar ilk emdr seanslarının başında bazen olabilmektedir. Çünkü kişi de geçmiş ile ilgili bir çok unutulmuş olumsuz travmalar hatırlandığı için kişi de psikolojik tepkiler oluşur. Ama bu anılar çalışılıp yüzleşilmezse de kişiler psikolojik sorunlardan kurtulamazlar. Ancak bu gibi sorunlar az görünür genelde emdr terapisi yaptıranlar da rahatlama, dinlenme, ferahlık, mutluluk ve huzur duyguları daha fazla yaşanmaktadır.

Panik Atak

Panik atak görünen gerçeklikte bir tehlike veya gerçek belirgin bir neden olmamasına rağmen kişinin şiddetli fiziksel belirtilerle kendini gösteren yoğun korku duygusunu yaşamasıdır. Panik atak anı kişi kalp krizi geçirdiğini veya öleceğini hissediyor olabilir. Ancak panik ataklar sık ve yoğun bir şekilde oluşmaya başladıysa ve günlük yaşantı kalitesinin azalmasına sebep oluyorsa o zaman panik bozukluktan söz edilebilir. Devamı için TIKLAYIN.

Kaygı Bozukluğu

Kişinin kendi vücudunda veya dış çevrede algıladığı belirli uyaranları tehdit ve tehlike olarak anlamlandırmasıyla yaşadığı ve kendini kontrol edemediği sürekli olarak korku, sıkıntı, endişe duygularını yaşadığı bir psikolojik durumdur. Belirli bir düzey kaygı doğal, hatta yaşamımızı sürdürmemiz için ihtiyaçtır. İzmir anksiyete bozukluğu Devamı için TIKLAYIN

Hastalık Hastalığı

Hipokondriyazis çok eski zamanlardan beri “hastalık hastalığı” olarak da bilinir. Kişinin vücut belirtilerini yanlış yorumlamasıyla birlikte ciddi bir hastalığı olacağı korkusunu ya da ciddi bir hastalığı olduğu düşüncesini oluşturmasıdır. Birçok tıbbi değerlendirme yapılmasına ve doktorların da güvence vermesine rağmen bu düşüncelerin sürüp gitmesi ile karekterize bir bozukluğun oluşmasıdır. Hipokondriazis terim olarak Hipokrat zamanından beri kullanılan bir sözcüktür. Hipokrat eski dönemde kaburgaların alt kısmında sıkça görülen ağrılar nedeniyle bu sözcük oluşmuştur. Bu hastalar psikolojik problem olduğunu düşünmeden önce birçok sağlık problemleri ile doktora başvurmaktadır. Daha sık olarak 20’li yaşlarda çıkmaya başlamaktadır.

ilBu kişilerin bedenlerinde ve bedensel sağlıklarında herhangi bir hastalık olmamasına rağmen hastalık varmış ya da her an olabilirmiş gibi yakınmalar gösterirler. Hasta olma kaygısı ile çok meşgul olurlar ve gündelik yaşantıların birçok zamanı bu hastalıkları düşünme ile geçer. Her kişinin yaşadığı sıradan belirtilerin yanlış ve olumsuz yorumlanması sonucunda hastalığa kesin sahip olunduğu düşüncesi ile baş etmeye çalışırlar. Hastalıkları hakkında her alanda çok araştırmaya gerek duyarlar. İnternette tıbbi bilgi paylaşan sitelerden, çeşitli forum sitelerinden adeta seçerek kendisinde var olduğu belirtileri düşünerek kendilerine teşhis koymaktadırlar. Tek bir doktora gitmekle yetinmez aynı sorun için birden çok doktorla görüşürler ve sonucunda doktora inanmama durumunu yaşarlar. Bu hastalık da profesyonel bir destek alınması gerekmektedir. Psikolojik bir hastalık olan hastalık hastalığı psikoterapi yöntemi ile gelişme sağlamaktadır.

Öfke Patlamaları

Öfke, hoşnut olunmayan durumlara karşı verilen insan yaşamında temel olan duygular arasındadır. Günlük yaşantımızda bizi öfkelendiren bir çok olay yaşamaktayız. Bizi zorlayan ve rahatsız eden durumlarda uygun tepkiler verildiğinde öfke yaşanması sağlıklı olan bir duygudur. Öfke duygusunu hissettiğimizde vereceğimiz tepkileri kontrol edemediğimizde kendimize zarar verebiliriz veya sosyal ilişkilerimizi yıkıma sebep olabiliriz. Stres insan vücuduna girdiği zaman bir şekilde çıkacak yol arar ve eğer yerinde zamanında olmazsa başka bir alanda kendini gösterecektir, aynı elektriğin girdikten sonra bedenin bir yerinden çıkmasına benzer. Aynı şekilde günlük hayatta biriktirdiğimiz stres ve kızgınlık da benzer bir etki yaratmaktadır. Küçük stres olayları kişide birikir ve bir eşik üstü uyaranlarla karşılaşıldığında nedenli veya nedensiz dışarı çıkar. Öfke patlaması yaşayan insanların birçoğu olayı tetikleyen etkenden ziyade bu birikmiş öfkeyi dışarı yansıtırlar.

Öfke kontrolü öğrenimi çocukluk çağında başlar ve beyin ön bölgesinde görülen bir işlevdir. Kötü çocukluk çağı yaşantıları ve çocuklara karşı yanlış tutumlar çocuklarda öfke kontrolünü sağlamalarını zedeler. Öfke Kontrol Bozukluğu yaşayan bireylerde mutluluk hormonu adı verilen serotonin hormonunun çalışmasında da bir farklılık olduğu gözlemlenmiştir. Öfke kontrolü çocukluk çağında kendini belli etmektedir. Çocuk eğer ailesinden şiddet görür ise, şiddet ile bütün problemlerini çözeceğini kabul eder bunu sürekli bir problem çözme için kendi hayatında da kullanmaya başlar. Alışkanlıkları davranış haline getirir. Eğer ailesinden, öğretmeninden ya da çevresindeki yetişkinlerden ilgi görmüyor ise; dikkat çekip ilgi yaratmak için öfkeyi problem haline getirebilir.

Öfkemizi kontrol altına almak ve doğru yönlendirmek için; gevşeme, problemi çözme, düşünme biçiminde değişiklikler yaratma, mizah kullanma gibi teknikler öğrenilip hayata geçirilmektedir. Hayatında ki bu değişimleri tek başına yapmakta zorlanan bireyler ise psikolojik danışma süreci ile öfkesini ve hayata karşı öfkesinin nedenleri çalışabilmektedir. İzmir öfke kontrolü, İzmir öfke kontrol merkezi vb. devamı için tıklayın.

Aldatılma

Aldatma konusunda her durum kendine özel farklı bir durumdur. Her aldatılma yaşayan çift boşanmıyor ama her ihanete uğrayan taraf ağır bir travma yaşıyor demektir. İkili ilişkide kırılma, aldatılanın ruhunda deprem etkisi yaratan sorun haline gelmektedir. Daha büyük psikolojik yıkıma sebep olmadan aldatılma travması ile ilgili destek alınmalısı gerekmektedir. Genellikle 55-60 yaş arası erkeklerde aldatma oranının yüksek olduğu görülmektedir. Sık seyahat edenler ve yüksek statüye, yüksek gelire ulaşan kesim aldatma konusunda risk faktörü olarak görülmektedir. Aynı zamanda erkekler kadınlardan daha yüksek oranda aldatmada risk faktörüdür. Çünkü erkeklerin her üç dakikada bir seks düşündüğünü bilinmektedir. Aldatan kişilerinin çoğunun bilinçaltında ‘bu aile bana yetmiyor’ düşüncesinin yattığı görülmektedir. İzmir Aile terapisti için tıklayınız.

Aldatmada erkek veya kadının kişilik sorunları neden olabiliyor. Fakat kişilik faktörleri en yaygın sebep olarak rastlanmamaktadır. İlişkilerde eşlerin birbirinden beklentisi ve aldıkları tepkiler farklı nedenleri doğurmaktadır. Evlilikteki aldatmaların daha ağır yaşandığını, ama birlikteliği korumak açısından da daha fazla çaba gösterildiği görülmektedir. Erkek olarak eğitilirken kadınlarla, sık sık ilişkide bulunabilmek dışardaki insanlar tarafından iyi bir şey olarak yansıtılıyor. Aldatan erkeğe toplum bir baskı olmaktan çıkıyor. Erkek aldatmayı etik mesele olarak görmüyor ve böylece aldatma ile karşılaşınca toplum tarafından dışlanmıyor.  Terk, dışlanma, hakaret, kızgınlık gibi çok sayıda sıkıntı veren duygudur ve aldatılmak ise bu duyguları harekete geçirmektedir. Bir süre boyunca eşini sürekli bu nedenle suçluyorsan bir türlü unutamıyorsan ve aldatmanın yaratığı travma ile hayatını etkiliyorsan bir uzmana gitmekte yarar vardır. Aldatılan kadın ne yapmalı, aldatılan erkek ne yapmalı devamı için tıklayın.

Obsesif Kompülsif Bozukluk

Günlük yaşamda herkes bazı konular ile ilgili endişe ve takıntıları var olabilir. Birçok insan oluşan bu duygularla baş edebilir ve yaşamını etkilemelerini izin vermeden ortadan kaldırabilir. Fakat bazı kişiler gerçeklik duygusunu zedelemeden doğru olmadığının farkında olmasına rağmen takıntılı düşünceler ile yaşamına devam etmeye çalışabilir. Obsesif kompulsif bozukluk, takıntılı düşüncelerin gündelik yaşamı ve hatta yaşamsal aktiviteleri engelleyecek dereceye gelmesi sonucu ortaya çıkan psikolojik bir rahatsızlıktır. Takıntılı düşünce ve dürtüler yaşamaya obsesyon denilmektedir yineleyici zihinsel eylemler ve davranışlar oluşmasına ise kompulsiyon davranışları denilmektedir ve bir araya gelerek ruhsal bir rahatsızlığı oluşturmaktadırlar. Kendini düşünmekten ve davranışları gerçekleştirmekten alıkoyamadığı için kişide huzursuzluk ve anksiyete duygu durumu yaşanır. Daha sık olarak ergenlik dönemini ve 20-30’lu yaşlarda görülen hastalık çocukluk dönemi de dahil her yaşta karşılaşılır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık olarak görülen obsesif bozukluk erkeklerde ise daha erken yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

En yaygın obsesyon belirtileri:

  • Aşırı kuşku duyma ve sürekli güvenmeye ihtiyaç duyma.
  • Simetri, düzende kusursuzluk ihtiyacı.
  • Günahkar düşünmekten kaçınma.
  • Sosyal açıdan rezil olmaktan ve reddedilmekten korkma.
  • Hata yapmaktan ve hatalı görünmekten çekinme.
  • Pislik, mikrop veya hastalık kapma korkusu.
  • Başkasına zarar vermeme isteği.
  • En yaygın kompülsiyon belirtileri: El sıkışmamak elini pis gördüğü her yerde kaçınma.
  • Değersiz nesneleri alma, biriktirme.
  • Yapacağı işleri belirli bir sıraya göre yapma.
  • Akıldan çıkmayan rahatsızlık veren görüntü veya kelimeleri zihinde tekrarlama.
  • Ocak, ütü, kapı kilidi gibi sürekli kapanması gereken eşyaları kontrol etme sıklığı.
  • Belirli kelimeleri veya duaları içinden tekrar etme isteği.
  • Ev eşyalarını, kişisel eşyalarını sürekli düzenleme ve belirli bir sırayla düzenleme isteği.

Obsesif kompulsif bozukluğun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte biyolojik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Uzman bir psikiyatrist tarafından hastanın davranışları izlemeye alınır ve belirtiler değerlendirilerek hastanın ruhsal sağlığı değerlendirilir. Tedavinin başarılı gerçeklemesinde önemli olan konulardan biri erken teşhis olmasıdır. Psikiyatrinin önerdiği ilaç tedavisi ile birlikte kesinlikle psikoterapi alınmalı ve nedenleri ile kişisel gelişim sağlanmalıdır. İzmir psikolog için tıklayınız.

Pazartesi, 08 Haziran 2020 13:17

İzmir Cinsel Terapist Hizmetleri

İZMİR CİNSEL TERAPİST

İzmir cinsel terapist uygulayan ve bu alanda sıkça önerilen Uzman danışmanlar ile çalışıyoruz. İzmir’de alanında yetkin cinsel terapist arıyorsanız aşağıdaki bilgilendirme yazılarını okuduktan sonra uzmanlarımız ve yorumları için tıklayınız.

Cinsel Sorunlar ve Çözümleri  

Niçin bazı insanlar cinsel anlamda haz ve keyif alırken diğer haz alamaz? Neden bazı insanlar cinsellikte korku, kaygı, acı yaşarken başka insanlar güven ve keyifle doludur? Niçin bazı çiftler yatakta mutluyken bazıları mutsuzdur? Niye herkesin yaptığı sexi ben yapamıyorum? Ya yine kalkmazsa? Ya yine erken gelirsem?  Neden bir insan cinsellikte başarıdan başarıya koşarken diğer başarısız olur? Neden bazıları cinsellikte dahiyane, yaratıcı işler yaparken bir diğeri çok istemesine rağmen beceremez? Neden komşu mutlu ve keyifli bir cinsellik yaşarken sen mutsuz, acılı, isteksiz bir cinselliğin ve evliliğin var? Eğer Google da “İzmir cinsel terapist, İzmir cinsel terapi merkezi Karşıyaka, İzmir cinsel terapi, İzmir cinsel danışman, İzmir cinsel sağlık hastanesi, İzmir cinsel terapi uzmanları, tavsiye vb.” şekilde arayıp bizi bulmuşsunuzdur. Şimdi tüm bu sorularınızın cevabını vermeye çalışacağız. Bu soruları belki sordunuz ama cevabını bulamadınız. Doyurucu, keyifli ve tutkulu bir cinsel yaşantı oluşturmak sizin elinizde. Bu alanda İzmir’de  psikolog arıyorsanız tıklayınız.

İzmir Cinsel Terapist – Kadın Erkek Şikayetleri

Cinsel terapi de tüm bunları çözmek için özellikle ülkemizde tabu olan cinsellikle ilgili ön yargı, saplantı ve yanlış düşünce ve inançları aşmanız şart. Erkekler için cinsellik vajina-penis birlikteliği olarak algılanırken; kadınlar için dokunma, sarılma, okşanma, ilgi, şevkat, değer verme, cilveleşme, ön sevişmenin uzunluğu sonrası vajina penis birlikteliğini isterler. İzmir de cinsel terapi yaparken kadınlar ve erkeklerde belli başlı bazı şikayetler alıyoruz.

Kadınların cinsel terapi de en çok şikayeti  "Hocam kendimi kullanılmış gibi hissediyorum. Hocam sadece sevişmek için bana sarılıp, yaklaşıyor. Her sarılmamız, her öpüşmemiz sex ile bitiyor. Aklı fikri sevişmekte, bir sarılayım, bir ilgi göstereyim yok." vb. şikayetleri çoktur.

Erkeklerin cinsel terapi de şikayetleri “ Hocam isteksiz, cinselliği hep ben başlatıyorum. Sürekli sevişmemek için bahane uyduruyor; başım ağrıyor, yorgunum, uykusuzum, yarın yaparız, daha dün seviştik yine mi yapacağız, sapık mısın porno izliyorsun, sürekli sevişmek istiyorsun” diyor beni reddediyor. “ hafta 1 bazen ayda 1 sevişiyoruz” gibi şikayetleri çok dinliyorum. Bu konular İzmir cinsel terapist: cinsel uyumsuzluk, cinsel isteksizlik, orgazm olamama ve çift terapisi konularına girer. Erken boşalma, vajinismus danışanların şikayetleri daha başka yazının devamında kısaca tüm cinsel sorunları ele alacağız.

Cinsellik Nasıl Bir Şey? 

Cinsellik deyince ilk akla gelen genelde cinsel birleşme olarak değerlendirir aslında: duygusal, fiziksel, dokunsal, aşk, sevgi, tutku ile biyolojik bir yakınlaşma akla gelmelidir. Cinsel beraberlik iki kişinin karşılıklı istek ve arzusuyla herhangi bir zorlama (evli olsanız da karşılıklı istek önemli) olmadan yaşanmalıdır. Sağlıklı bir cinsel ilişki karşılıklı yakınlaşma, duygusal paylaşım, kişileri mutlu hissettiren ruhsal ve fiziksel bir bütünlük oluşan haz kaynağıdır. Cinsel terapi de karşılıklı zevk almayı, vermeyi bilen birbirlerinin sevmedikleri ve sevdikleri özelliklere göre oluşan kimyasal bir uyuşma sağlanır.

Cinsel hazza ulaşmak için illa cinsel birleşme ile orgazma ulaşmak gerekmemektedir. Kadınlar cinsel ilişkiye hazırlanmasına daha fazla özen gösterilmeli duygusal paylaşıma daha fazla özenli davranmalı erkek. Erkeklerde ki performans anksiyetesini kadın yakınlık göstererek ve bunları konuşarak aşılması kolaylaşır. Evliliklerde bir süre sonra çift terapisinde ki eşlerde ki en önemli sorun cinsel fantezilerin yokluğu ya da çok az olması bir süre sonra cinsel çekiciliği kaybetmesine neden olur. İzmir de cinsel terapi yaparken çift terapisini de ele alıyoruz. Cinsel tecrübe için bir çok kişi ile birlikte olmaya gerek yoktur. Aynı partnerle daha etkin ve karşılıklı paylaşım ve iletişimin yoğun olduğu bir cinsellikle elde edilir.

Cinsel İlişki Evreleri Nelerdir?

Cinsel terapiyi bilimsel olarak ele alıp cinsel bozuklukları ilk tedavi eden Masters ve Johnson (1969) cinsel ilişki safhalarını fizyolojik olarak 4 evreye ayırmıştır.

1) Uyarılma Evresi

Cinsel ilişkinin ilk evresidir. Genel olarak cinsel ve erotik duygu ve düşünceler aktifleşir, erkekte sertleşme (ereksiyon) kadınlarda vajinal ıslanma (kadında lubrikasyon) gerçekleşir. Bu evre de vücutta kasılmalar, kızarmalar oluşur. Ön sevişme kısmıdır.

  • Ortalama olarak 10 – 90 saniye arası vajinal ıslanma başladığı görülür.
  • Göğüs uçlarında dikleşme ve belirginleşme, memede büyüme olur.
  • Rahim yukarı doğru çekilir, vajinada ki büyük ve küçük dudaklar şişer ve büyür, klitoriste kabarma olur.
  • Vajinal alt kısım genişler.
  • Erkekte penis sertleşir, testisler küçülür.

2) Plato Evresi

Cinsel uyarının devam ettiği, heyecanın ve isteğin artmasıyla erkek ya da kadın ikinci evreye yani koit sürecine (penis=vajina birlikteliği) girer. Bu safhada cinsel haz duygusu ve gerilim giderek tırmanır ve orgazm sürecine kadar sürer.

  • Kadın ve erkekte kalp hızlanır.
  • Terlemeler olabilir.
  • Vajinanın1/3 dış kısmı şişer ve genişler.
  • Vajina üst kısımda balonlaşma olur.
  • Vajina iç dudaklar 2-3 kat büyür ve araları açılır.
  • Vajina girişi iyice açılır.
  • Meme büyüklüğü %25 artar.

3) Orgazm Safhası

Haz ve keyif olarak çok yüksek, sürenin olarak en kısa olan safhadır. Bu aşamada erkekte boşalma (ejakulasyon), kadınlarda ise perine ve vajinal kaslara giden kan artımı ile büyüyen dokularda, refleksi ve ritmik kasılmalarla aşırı gerilme ve rahatlama evresidir. Rahim, anüs, vajina bölgesinde 0,7 saniye aralıkla ritmik ve düzenli eş zamanlı kasılmalar ve bu kasılmalar 4-16 arasında olduğu görülmüştür.

  • Vücut ısısında artış ve terleme
  • Uretranın açılımıyla idrar akışı (kadının boşalması), bu su rengi, süt rengi vb. tonlarda da olabilir. Bir damla da olabilir ciddi bir su fışkırması şeklinde de olabilir.
  • Tüm vücutta kasılmalar kişinin yüzüne de yansır.
  • Orgazmın en üst evresinde özellikle kadın kas katı kesilir.
  • Cinsel uyarım aynı şekilde devam ederse kadınlar 2 bazen 20’ye kadar tekrar tekrar orgazm (multiorgazm özelliği) yaşayabilir. Kadınlar daha şanslıdır. Çünkü erkek tekrar plato evresine girip orgazm olabilmesi için yaşa göre en az 15 – 30 dk. Dinlenmesi gerekir. Aslında sex erkeklerden çok kadınlar içindir. Çünkü tek birleşmede kadın 20 kez orgazm yaşayabilir, erkekse 1 kez.

4) Çözülme – Rahatlama Safhası

Kadın ve erkek orgazm sonrası veya orgazmın olmadığı durumda plato evresi ve sonrasında olan tüm biyolojik değişimlerin aynı sırayı takip ederek normale dönmesidir. Çözülme – rahatlama evresi süresi: cinselliğin sürüp sürmemesi, orgazmın yaşanıp yaşanmadığına, hangi yoğunlukta yaşandığına göre değişir.

  • Terleme ve hızlı nefes alış veriş.
  • Vajina, iç ve dış dudaklar, memeler, klitoris yeniden eski haline döner.
  • Kalp hızı önce ani artar ve sonra normale döner.

Cinsellikte 11 Önemli Kural:

  • Konuşabilmek.
  • İdeal ve rahat bir ortam.
  • Dokunma, okşama ve sakinlik.
  • Aşk oyunları.
  • Ön sevişmenin olması.
  • Kendini cinsel yönden tanıma ve kendi bedeniyle barışık olma.
  • Kendine güvenme.
  • Partnere karşı sevgi, ilgi ve saygı.
  • Rahatlama ve gevşeyebilme.
  • Utanç duygusundan uzak bir birliktelik.
  • Cinsel fanteziler üretebilmek.

 Cinsel Sorunların Nedenleri

Ülkemizde cinsellik halen bir tabu, konuşulmaz, ayıplanır, günah vb. şeklinde yetişiriz. Özellikle cinselliğin ayıp, günah olarak değerlendirilen toplumlarda cinsel işlev bozuklukları çok fazla görünmektedir. İzmir cinsel terapist olarak bugüne kadar sıkça karşılaştığımız nedenleri derledik.

Bunlar;

  • Çocukluktan itibaren evde öpüşme ve sarılma olmaması.
  • Tv de öpüşme sahnelerinde hemen kanal değiştirilmesi.
  • Anne ve babanın "yorulduk, yağlandık, o yüzden duş aldık" yalanları.
  • Mastürbasyonun günah ve kirli olduğu düşüncesi.
  • Kızlara "erkeklerden uzak dur, dokundurtma, aman bisiklete binme bir şey olur." gibi şeyler söylenmesi.
  • Cinsel yönden kızların aşırı kısıtlanması, erkeklerin ise aşırı teşvik edilmesi.
  • Cinsel taciz, tecavüz veya cinsel travmalar.
  • Erkeklerin cinselliği hep istediğinin ve buna hep hazır olduğunun öğretilmesi.
  • "İlk gece patlayacak, acıyacak, yırtılacak, her yer kan olacak, belki kilitlenip kalacaksınız, vajina çok dar, içerisi kapalı bir duvar, penis orayı yıkıp geçecek" gibi hikayeler.
  • Vajina ve penis hakkında efsanelerle büyütülmemiz.
  • Erkeklere cinsel yönden hep başarıya ulaşma zorunluluğu yüklenmesi.
  • Cinselliğin toplumumuzda bir güç simgesi olarak atfedilmesi.
  • Cinselliğin konuşulamaması.
  • Porno izlemenin çok kötü ve günah olduğu düşüncesiyle büyütülmek.
  • Cinsel fantezi kurmanın yanlış olduğunun düşünülmesi.
  • Penis boyunun önemli olduğu şeklinde ki efsanelerle büyütülmemiz.
  • Mastürbasyon yarışları.
  • Çocukların ebeveyn ile uyuyup cinsel yönden suçluluk duygusu geliştirmesi.
  • Erkeğin anneye aşırı düşkün ve bağımlı olması.
  • Kadının çok dominant, baskın ve aşağılayıcı olması.
  • Erkeklerin öcü, güvenilmez ve tehlikeli oldukları düşüncesiyle yetiştirilmemiz.

Bu ve buna benzer bir çok etken cinsel işlev bozukluğuna neden olabilmektedir.

Cinsel Terapi – Terapist Nedir Peki?

Cinsel terapi: Aslında saydığımız bu dört evrenin bir aşamasında kadın ya da erkeğin yaşadığı cinsel bozukluğun çözülmesidir. Kişilerin cinsel alanlarıyla ilgili duygu, davranış, psikolojik ve fizyolojik problemlerin çözümü, cinsel ve çift sağlığının geliştirilmesi veya daha iyi bir konuma çıkarmayı amaçlayan tekniklerin toplamıdır. Cinsel işlev bozukluğu ile bozulan ilişkiyi, psikolojik sağlığı, duygu, düşünce, alış verişini sağlamak, eşler arasında cinsel uyumu, birbirini tanımayı ve cinsel çatışmaların çözülmesini amaçlayan tüm yöntemlere cinsel terapi denir.

Cinsel terapist: Cinsel terapi sürecinde ki tüm becerileri uygulamaya sahip yetkin kişidir. Doktor, kadın doğum uzmanı, psikolog, psikolojik danışman gibi ruh sağlığı uzmanları cinsel terapist olabilir. Cinsel terapist olabilmek için lisans eğitimi üzerine klinik psikoloji yüksek lisansı, aile danışmanlığı lisansüstü gibi eğitimler, süper vizyon ve cinsel terapi içinde ayrıca özel eğitim alması gerekmektedir. İzmir cinsel terapist olarak yaygın olan bir şehirdir. Cinsel terapist cinsel konularda eğitim almış, evlilik, bireysel terapi tecrübesi olan ve cinsellikte kendini geliştirmiş ruh sağlığı çalışanları yapabilir.

İzmir de cinsel terapilerimizde danışanlarımız da ilk önce cinsel işlev bozukluğuna kişinin iç dünyasın da olan bir bireysel sorun mu? Yoksa ilişkisel eşle alakalı bir sorun mu var bunu ele alıyoruz. Cinsel terapi de danışanlarımızın cinsel sorunların temelinde yatan kişisel deneyim, sorunları anlamalarına, sorunlarının kaynağına inmelerine yardımcı olup çözümlüyoruz. Cinsel terapi de çok sık karşımıza çıkan konu çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yaşanan aksaklıkların yetişkinlik dönemlere yansımasıdır.

İzmir Cinsel Terapi Merkezi Bayram Şimşek

İzmir cinsel terapi merkezi için bize gelenlere bir çok yaklaşımı beraber kullanıyoruz: çift terapisi, bilişsel ve davranışçı terapi, cinsel terapi egzersizleri, emdr terapisi, hipnoz vb. bir çok bütüncül yaklaşım tekniği uyguluyoruz. İzmir de cinsel terapiye gelen danışanlarımıza öncelikli olarak fiziksel muayene istiyoruz, bunun içinde ilgili hekime yönlendiriyoruz (doktor, üroloji, kadın doğum uzmanı). Herhangi bir fiziksel bir neden yoksa çok yönlü bir tetkik ve değerlendirme yapıyoruz.

Cinsel terapi de cinsel soruna yol açan faktörler belirlendikten sonra çok yoğun bir cinsel terapi süreci uygulanır. Nefes egzersizleri, cinsel egzersizler, cinsel eğitim (zevk almayı öğrenme, birbirini keşif, kendini cinsel yönden keşif v.) kişilerin iç dünyasında ki çatışmalar bulunur. Cinsel terapiler de kişinin sorununa göre aşamalı olarak çeşitli cinsel egzersiz ve ev ödevleri verilir. Cinsel isteksizlikte; isteği artırıcı ve cinsel keşif amaçlı ödevler. Erken boşalma da; boşalmayı kontrol edici ödevler. Aşk oyunları, kendine güvenme, bedeniyle ve cinsel organlarıyla barışma ile cinsel sorunlarla ilgili bilimsel onlarca cinsel egzersizler verilir.

Cinsel Terapi Kaç Seans Sürer?

İzmir de cinsel terapi yaptığımız da en az 3 seans en fazla 15 seans sürmektedir. Cinsel terapinin ne kadar süreceği kişinin sorununa, terapistin benimsediği kurama göre değişkenlik gösterir. Her seans ortalama en az 30 dakika en fazla 60 dakika sürer. Bazen bu her görüşme de 2 seans şeklinde de olabilir. İzmir de cinsel sorunlar tedavi yerleri arıyorsanız Ege Pozitif Psikoloji yetkin uzman cinsel terapistlerle ön görüşme yapabilirsiniz.

İzmir Cinsel Terapi Ücreti Ne Kadardır?

Cinsel terapi ücretleri şehirden şehire, kurumda kuruma ve uzmandan uzmana farklılık göstermektedir. Cinsel terapi fiyatları seans başı 200 TL – 500 TL arasında değişmekle beraber, bazen cinsel terapi için toplu ücret sistemi uygulayan uzmanlarda vardır. Bunlarda; 2000 Türk Lirası ile 7000 tl arasında değişmektedir. İzmir cinsel terapi merkezi Karşıyaka olmak üzere Alsancak, Gaziemir, Aliağa, Bergama şubeleriyle hizmet vermektedir.

Sık Karşılaşılan Cinsel Sorunlar

VAJİNİSMUS 

Kadınlarda fiziksel hiçbir problem olmadığı halde, kadın cinsel ilişkiyi istemesine rağmen eşinin penisi vajinaya yaklaşınca kasılması, acıyacak korkusu ile kilitlenip kendini kasıp ilişkiyi imkansızlaştırmasıdır. Vajinismus tedavisi ile ilgili ayrıntıları ve devamı için tıklayınız.

ORGAZM BOZUKLUĞU

Kadınlar kendi kendine vücutlarını tanımaya başladıkça 20’li yaşlarda orgazm olma durumu artmaktadır. Türk toplumunun yapısı gereği kadınlar cinsellikle geç tanışmaktadır. Orgazm olmayı ve cinselliği bilmemekte ve nasıl olduğunu öğrenememektedir. Orgazm olmak öğrenilebilir, cinsel terapi ile kolay çözülen bir cinsel sorundur. İzmir cinsel terapistlerimiz ile ön görüşme yapmak için bizi arayın.

KADIN VE ERKEKTE CİNSEL İSTEKSİZLİK

Günümüzde cinsel isteksizlik deyince kadınlar akla gelmekte, ancak erkeklerde de cinsel isteksizlik oranı oldukça artmaktadır. Biyolojik herhangi bir sorun yokken, kişide cinsel istek ve arzu olmayabilir. Cinsel isteksizliğin bir çok çeşidi ve nedeni vardır. Kadınlarda ve  erkeklerde cinsel isteksizlik için ne yapmalı? Tüm bu soruların cevabı ile ilgili yazımız için tıklayınız.

ERKEN BOŞALMA-DENETİMSİZ BOŞALMA

Erkeğin cinsel ilişki de isteği dışında boşalmasıdır. Burada sorun erken boşalmaktan ziyade boşalmayı kontrol edememesidir. Erken boşalma tedavisi ile ilgili yazının devamı için tıklayınız.

SERTLEŞME PROBLEMLERİ-İKTİDARSIZLIK

Ereksiyonda zorluk, halk arasında bilinen adıyla cinsel iktidarsızlık sağlıklı bir cinsel ilişki için gerekli penis sertliğinin sağlanamaması ya da bu sertliğin devam ettirilememesi olarak bilinmektedir. Erkek cinsel fonksiyon bozukluğu olan iktidarsızlık ise; libido kaybı olarak bilinen cinsel istek yokluğu, boşalma sorunları, orgazm yokluğu, penis kısalığı, peniste eğrilik gibi farklı sorunları içeriğinde bulundurmaktadır. Cinsel iktidarsızlık, fiziksel nedenlerden olabileceği gibi psikolojik sorunlardan da oluşabilmektedir. Ereksiyon sorunları durumsal değişkenlik gösterebilir.

CİNSEL KİMLİK BOZUKLUĞU

Ergenlik çağında fizyolojik değişim ve gelişimle birlikte, cinsellik fiziksel anlamda yaşanarak cinsel kimlik oluşumu tamamlanmaktadır. Transseksüelite ise cinsel kimliğin psikolojik boyutudur. Biyolojik altyapı üzerine gelişen kişinin fiziksel cinsiyetinden bağımsız olarak kendini kadın ya da erkek olarak hissetmesi durumudur. Kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden duyduğu büyük rahatsızlık duygusu ile karekterize bozukluk karşıt cinsellik olarak tanımlanmaktadır. Bilgi için arayınız.

İzmir Cinsel Terapisti Ege Pozitif

Cinsel sorunlarınız da İzmir cinsel terapist arıyorsanız doğru yerdesiniz. Kaliteli ve güzel bir cinsel yaşam için bizimle iletişime geçin. İzmir Aile terapisti için tıklayınız.

Cinsel Terapi Uzmanı -İzmir Psikoloji

Gökce Sümekçi Psikolog Psikoterapist

Psikolog Gökçe Sümekçi Evlilik Terapisti & Cinsel Terapist Ege Pozitif Psikoloji bünyesinde İzmir Karşıyaka, Gaziemir…

Uzman Klinik Psikolog Bayram Şimşek

Bayram Şimşek Aile Danışmanı & Emdr Terapisti & Cinsel Terapist  Aliağa, Bergama, Karşıyaka da Ege…

Klinik Psikolog Hasan Arslan

Uzman Klinik Psikolog Hasan Arslan 1983 Antakya doğumlu, psikolog Hasan Arslan Ege Pozitif Psikoloji de…

Kategori Cinsel Sorunlar
Pazartesi, 08 Haziran 2020 12:56

İzmir Evlilik Terapisti ve Eş Terapisi

İzmir Evlilik Terapisti

İzmir evlilik terapisti, evlilik terapisi işe yarar mi?Karşıyaka aile terapisi, sgk anlaşmalı evlilik terapisti, İzmir aile terapisi yorumları, önerileri ve fiyatları üzerine tüm sorularınızın cevabını bulacaksınız. Evliliğinizde eşinizle anlaşamıyor, sürekli kavga ediyor, iletişimsizlik, gelin kaynana sorunları, anlaşılmama hissi, aldatılma, cinsel sorunlar vb. gibi sorunlarda nedeniyle evliliğiniz bitme noktasına geldiyse bir aile terapistinden destek almanız sizin ilişkide göremediğinizi görmenizi, anlaşılmamayı birbirinize anlaşabilmeyi ve iletişim kurmanıza yardımcı olabilir ve evliliğinizi kurtarmanıza yardımcı oluruz. İzmir’de psikolog arıyorsanız tıklayınız. Çünkü yıkmadan önce tamir etmek mümkün.

Bayram Şimşek  Uzm. Aile Danışmanı – Cinsel Terapist hak. ve yorumları için tıklayınız.

İzmir Aile Terapisi Yorumları

İzmir aile terapisi yorumları için iyi bir uzman psikolog seçmelisiniz. Evlilikte bazı problemler yaşayabilmektedir. Bazen bu sorunlar evliliği ve ilişkiyi bitirme noktasına gelebileceği gibi, bazı zamanlarda da küçükte olsa aile de mutsuzluğa neden olabilir. Huzursuz ve mutsuz bir aile ortamı bütün aile üyelerinde mutsuzluğa yol açar. Bir aile danışmanına gitmek için büyük sorunlar olmasına gerek yoktur. Eğer ilişkinize ve ailenize değer veriyorsanız aile terapistine başvurmaktan çekinmeyin. İzmir de Karşıyaka, Alsancak, Gaziemir, Bornova gibi bir çok şubesi olan merkezimiz de uzman aile danışmanlarından destek alın. Çocuğunuz için destek almak istiyorsanız tıklayınız.


İzmir de Evlilik Kurtaran Uzman Evlilik Terapistlerimiz


İzmir SGK Anlaşmalı Evlilik Terapisi

İzmir SGK (sosyal güvenlik kurumu) anlaşmalı evlilik terapisti arayışları oluşmaktadır. Ülkemizde ve İzmir de sgk ile anlaşmalı olarak çalışan özel bir aile danışmanlığı bulunmamaktadır. Ülkemiz de şuanda git gide yaygın hale gelen bir sistem var. Özel sigortalar; remed, iş bankası, koç grubu firmaları, standart partner çalışan destek hatları vb. yapılar oluşmaktadır. Bu sigorta firmaları özel olarak bazı kurumlarla anlaşmalı bir şekilde ücretsiz evlilik terapisi sağlamaktadır. Bu sgk anlaşmalı bir firma değildir, özeldir. Kurumuz bir çok özel kurumla anlaşmalı olup ücretsiz aile terapisi sağlamaktadır. Ücretsiz aile danışmanlığı için öncelikle firmanızın bizim kurumla anlaşması olması gerekmektedir.

izmir evlilik terapisti

İzmir Devlet Hastanesinde Aile ve Evlilik Terapisti Var mı?

Devlet hastanelerinde aile terapisti İzmir arama yapıyorsanız evlilik terapisi yapan hastane yoktur. İzmir’de Tepecik, Ege Üniversitesi, Çiğli Araştırma, Behçet uz, Dokuz Eylül üniversitesi Hastanesi devlet hastanelerinde ayrıca özel olarak ta Ata sağlık, Medikal park,  İzmir Özel Can, Egepol vb. hastanelerinde psikolog ve psikyatrist vardır.  Bu kişiler de eğer aile danışmanlığı eğitimi varsa yardım alabilirsiniz.

İzmir Evlilik Terapisti için Ne Zaman Başvurmak Gerekir?

Evlilik ve çift terapisi için geç kalmamak önemlidir. Hiç bir evlilik mükemmel olmak zorunda değildir. Her çift evliliği sürdükçe bazı zamanlar yardım ihtiyacı olabilir. Evlilik terapisi almak için mutlaka sorunlu bir evlilik içinde var olmak da aranmaz. Ülkemizde sık değildir fakat yurt dışında evlilikleri sağlıklı olan bir çok aile ilişkilerini daha da iyileştirmek ve ya çıkabilecek sorunlarla başta önlemek amacıyla İzmir evlilik terapisti için başvurmakta ya da ilişki geliştirme programları etkinliklerine katılmaktadır.

Tartışmalı evliliklerde bir çok insanda evlilik yaşamında inişli çıkışlı farklı bir durum göstermesidir. Problemli evliliklerdeki ilişki hayal kırıklıkları gelgitli değildir. Arada hissedilen bir duygudan ziyade süreklidir ve kişiler evliliklerinden derin bir memnuniyetsizlik duyarlar. Bu tarz ilişkilerde sık ve şiddetlenen kavgalar oluşur. Kavgalar da çözüme ulaşmaz, sadece yorgunluk hissini oluşturur. Ama problemli evliliklerdeki yapı sürekli kavgalı olacak diye bir kural yoktur. Bazı evliliklerde kavga bile yoktur fakat ilişki kalitesi de yoktur. Çiftler birbirlerinden tamamen habersizlerdir; birbirleri için bir şeyler yapmayı ve iletişimi reddederler. Böyle durumlarda kişi kendini değersiz hisseder ve evlilik yaşamında ilişki daha da kötüye gittiği görülür.

Çözüme ulaşmayan sık oluşan tartışmalar, olumlu duyguların kaybolması, daha çok arkadaş olarak görmek, seks canlılığın azalması evliliğin sorunla gittiğine işarettir. İçe çekilme, değer vermeme,  şiddet olması, ilişkinin tamamen kopuk olması yaşanıyorsa eğer ilişkinin büyük bir sorun içerisinde olduğunu ve ilişkinin biteceği riskinin yükselmekte olduğu söylenmektedir. Evlilik sorunlarından söz etmek için illa resmiyette evli olmak aranmaz. Uzun soluklu ciddi ilişkilerde de aynı problemlerle karşılaşırsa  ilişki ve çift terapisine ihtiyaç duyulabilmektedir.

izmir evlilik terapisi yorumları

EVLİLİKTE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR

  1. Kalitesiz İletişim: Çiftler sorun olmadığı süreçte bile birbirleri ile duygularını, düşüncelerini rahatlıkla paylaşamayabilirler. Böylece birbirlerini karşılıklı anlatamama ve anlamama problemi yaşanır. Üzüntüyü veya mutluluğu da anlatmaktan acizdirler. Anlaşılamama, eşi ile hiç konuşamama durumuna gelme
  2. Maddi Kaygılar: Eşler birbirlerinin maddi kaynakları kullanmalarını beğenmeyebilir. İstenilen hayatı yaşayamama isteksizlik oluşturur. Beklentilerin karşılanamaması rahatsızlık verir. Eşin bir tanesi gizli maddi harcamalar yapması vb.
  3. Süreğen Haline Gelen Kavgalar: Aynı konu üzerinde çözüme ulaşmayan ve tekrarlanan hale gelen sorunların konuşulması zarar vericidir. Çözüm için konuşulmaz sadece sorunun yüzeye çıkmasına sebep olur.
  4. Gelin Kaynana – Eşin Ailesiyle Anlaşamama: Erkek anneleri ile eşler arasında oluşan ve erkeklerin dengeyi tutturmakta zorlandığı durumlar oluşur. Bu noktada önemli olan çiftlerde erkek olan tarafın annesi ve eşi ile ortak noktaları bulup, olumsuz durumların çoğalmasını engellemektir. Özellikle erkeğin ailesine karşı eşini savunmaması ve ailesiyle yüz göz etmesi ve ilişkilerin çıkmaza girmesi.                                                                                             

    Evlilikte Cinsellik ve Aşk

  5. Evlilikte Cinsel Problemler: Cinsel yaşam eşler arasında en önemli noktalardan biridir. Tatmin olmayan durumların varlığı yaşanılır. İki kişinin ortak bir cinsel birliktelik noktasında buluşması gerekir. Cinsel uyumsuzluk, orgazm olamama
  6. Evlilikte cinsel sorunlar: uyumsuzluk, erken boşalma, sertleşme problemleri, cinsel isteksizlik: Evlilik de yaşanılan cinsel problemlerin psikolojik terapiler ile çözümlenecek boyutta olmasıdır. Kişiler kolay kolay kabul edemezler. Ama kabul etmemek sadece süreyi uzatmaktadır. Yaşanılan durumlar eşler arasında soğukluğa sebep olur.
  7. Aldatılmayı Öğrenme: Eşlerin birbirlerinden başka kimselere duygusal ve ya cinsel anlamda duygular hissetmesi ile birlikte bir ilişkinin başlamasıdır. Bunun öğrenilmesi ile birlikte çiftler arasında güven probleminin yaşanması başlar. Aynı zamanda istenmeme düşünmesi ile savaşılır.
  8. Aldatma Başka Birine Aşık Olma: Sadece maddesel konularda aldatılma evlilik sürecinde aşılacak bir durumdur. Çünkü evlilik bir çok temellerden oluşur. Ve karşılıklı çıkarlar kişileri birlikte tutabilir. Fakat aynı evde yaşarken bir başkasına duygusal yoğunluk beslemek zordur ve karşı taraf bu durumu anlar.
  9. Boşanma ve Boşanma Süreci: Boşanmaya karar veren kişilerin bu süreci sağlıklı yönetmek için yardıma ihtiyacı olabilir. Özellikle çocuğa sahip çiftler çocukların en az zararla bu süreci atlatabilmeleri için terapiye başvurmalıdır.

gorsel psikolog

Aile de Evlilik Terapisi Gerektiren Durumlar Nelerdir?

Evlilikte genellikle problemler bunlardır; problem çözme, gelin kaynana kavgaları, değersizlik, kavga, iletişimsizlik,  duygusal yakınlık ihtiyacı ve cinsel sorunlar gibi konularla karşılaşmaktayız. İletişim problemleri genellikle evli olmanın sorumluluklarını tam olarak anlayamamış, kaliteli bir iletişimin nasıl olacağını ve işbirliğinin nasıl oluşturulacağını kavrayamamış kişilerin ilişkilerinde oluşmaktadır. Böylece ilişkinin başlarında romantik dönemlerinde bir süre yakın ilişki iyi devam edebilir.  Fakat çiftler evlilik sürecinde uzun zamanlı görevlere hazırlıklı değilse bir süre sonra problemler ortaya çıkar. Çift ve aileler ile ilgili çalışmalar, evlilikte bitmelerin ve boşanma riskinin, evliliğin kısa dönemlerde daha yüksek olduğu bilgisini verir. Bununla beraber, çift çocukları olduktan ve çocukların ergenliğe geçiş dönemleri veya evden ayrılmaları sonrasında tartışmalar yaşanmakta ve risk artmaktadır.

Evlilikte Problemlerin Sebebi Sadece Cinsellik Değil

Bazende evlilik de yaşanan sorunlar direkt olarak çiftlerden birinin bireysel problemlerin sebebidir. (Örn: madde kullanımı) Evlilik yolunda gidiyor gibi dışarıya yansıtılır. Böyle bir olayda tekbir sarsıcı durum bile evliliği gerginliğe sokmaya yeter. Mesela sağlam ilişkisi olan bir çift, aldatma gibi büyük bir travmayla bile baş ederken devam eden sorunları çözümlemeyen ve devamlı yaşayan çiftlerde sonuç olumsuz sonuçlanabilir. Cinsel sorunların varlığında da evlilik terapisi gerekli görülür. Çünkü cinsel hayat ve evliliğin diğer tarafları da birbiriyle ilişkilidir. Bazen ilişkideki sorunlar cinsel yaşamı etkilerken, bazen de cinsel sorunlar evliliğin diğer alanlarını etkiler. Araştırmalarda her zaman olmasa da evlilik sorunları ve cinsel işlev bozukluklarının çoklukla bir arada görüldüğünü gösteriyor. Cinsellik içerisinde iki kişi arasında bir ilişki vardır, cinsellikte duygular sözlü olarak değil bedensel olarak da gösterilir. Doğal olarak cinsel sorunlarda iletişim olmadan çözülmesi imkansızdır. Bu sorunu çözerken aralarında iletişim ve uyum olması beklenir ve bu iletişim de evlilik ve çift terapisi süreci ile oluşturulur.

Çocuk Problemleri İçin Evlilik Ve Çift Terapisi

Çocuklarla ilgili problemlerin tedavisinde evlilik ve çift terapisinden faydalanmak yararlı olacaktır. Çiftler arasındaki huzursuzluk ve stresler çocukları da direkt etkilemektedir. Bu sebeple çocuklardaki psikolojik bir problemi tedavi edebilmenin en iyi yollarından biri anne-babanın evliliğindeki sorunlarında çözüme ulaşması gerekmektedir. Çalışmalar ebeveynler arasındaki çatışmaya muhatap olan çocuklarda davranış sorunlarının ve duygusal problemlerin daha fazla olduğu kanıtlanmıştır. Ailede içerisinde yaşanan uyum problemleri çocukların sadece psikolojik yaşantısına değil onların sosyal yapılarını ve arkadaşlıklarını da etkiler. Çocuklar ilişki kurma ve sorun çözmede ebeveynlerini model alırlar. Bu sebeple çocukları sağlıklı olması için evliliği kaliteli bir duruma getirmek gerekir. Bu da iyi bir ilişki ve uyumu gerektirir, bu noktada aile terapisi yarar sağlar.

Problemli Bir Evliliğin Sonuçları

Gergin bir evlilik çiftler üzerinde ciddi psikolojik etkiler bırakır. Acı, üzüntü, endişe, yüksek düzeyde stres ve mutsuzluk gibi problemlere sebep olmaktadır. Eğer bu süreç devam ederse fiziksel sağlıklarında da ciddi bozulmalar olduğu görünmektedir. Aileye etkisi de çok fazladır, özellikle çatışma büyük olursa. Yoğun çatışmaların içinde büyüyen çocukların, sağlıklı ailelerde yetişen çocukların daha çok psikolojik sorunları olduğu görülmüştür. İlişki çıkmaza girdiğinde anında önlem alınmadığında gidişat domino taşı etkisi yaratarak evliliği bitirme noktasına gelir. Bu sebeple problemlerin büyümesini, çözülmez bir hal almasını beklemeden o an problemi tespit ederek çözmek yararlı olacaktır.

Eğer Eşiniz Aile Terapisine Gelmek İstemezse Ne Yapmalısınız?  

Evlilik terapisi; “ilişkimizde problem var, iyi olmak için ne yapabiliriz” vb. sorular soran ve durumun bilincinde olan böylece eşlerin ortak bir kararı ile başlanan danışma süreci daha güzel ilerleneceği düşünülür. Çünkü böyle bir başlama kararında görülen sorunun önemli bir tarafı zaten fark edilmiş olmasıdır. Sorunun ne olduğu ve çözümü hakkında bir düşünce bilinmese de her iki kişi için de sıkıntılı bir durumun varlığı bilincindedir ve bu durumun sonlanması için istekli olacaklardır. Ortak karar verip gelebilmek çiftler arasında az düzeyde olsa da iletişimin bulunduğuna işarettir. Maalesef ki terapi sürecine böyle bir başlangıç yapmak her çift için mümkün görünmüyor.

Bazı insanlara göre kültürel öğrenmeler ve ya kişilik özellikleri sebebiyle sorunlarını çözmek için yardım istemek güçsüzlük olarak görülür. Bazen de zaten çatışmalı olan ilişkinin sonucu olarak eşlerden biri terapiye gelmeyi istemez. Çoğu zaman hata yapılır; çift terapisini alma önerisini kavga ederken ve ya problemin yoğunluklu olarak yaşandığı bir anda olumsuzluklarla karşı karşıya iken yaşanılır ve bunun sonucunda söylenmesidir. Öneriler yanlış zamanda yapılır böylece terapiye başlamayı reddetmeye neden olabilir ya da geciktirir. Kavga sırasında çiftlerden biri terapiye gidelim dediğinde çoğunlukla karşı taraf bu teklifi kendine yapılan bir hakaret veya eleştiri olarak algılar. Hasta kişi suçlaması yapıldığını düşünüp bu teklife uygun davranışlar sergilemez.

Eşiniz Terapi Sürecini Kabul Etmiyorsa

Eşiniz terapiye gitme önerisini tüm olanlara rağmen kabul etmiyorsa nedenini anlamaya çalışmak da fayda var. Bu teklifi kavga anında değilde de biraz zaman geçtikten sonra söylenmesi beklenir. Karşılıklı anlayış içinde tekrar konuşmakta fayda vardır. Konuşmayı uygun bir ortamda sakin ruh halinde iken yapmak, kızgın ve eleştirici duygular olmadığını, sorunun yalnızca karşınızdaki kişide görmediğinizi, oluşan bu durumda kendi rolünüzün de olduğunu ve değişim sürecin de her iki tarafında kendine düşen sorumluluğu almaya hazırlıklı olduğunu söyleyerek devam edilmelidir. Bunlar yapıldığında karşı taraf anlaşıldığını anlayıp rahatlayacak ve sizinle işbirliğine yaklaşacak demektir.

Eğer tüm bu yapılanlara ve çabalarınıza rağmen eşiniz terapiyi reddediyorsa siz kendiniz bir şeyler yapmaya başlayabilirsiniz. Tabi ki tek başına problem yaşanan bir evliliği düzeltmek basit değildir fakat en azından bir evlilik veya aile terapistiyle konuşarak ilişkide yaşanan sorunlarda kendi rolünüzü fark eder, çatışmayı çözümlemede ve ilişkiyi ilerletmede sizin neler yapabileceğiniz, eşinize nasıl davranacağınız konusunda bilgi alabilirsiniz. Belki onu terapiye ikna konusunu terapistin telkinleri ve yönlendirmeleriyle de sağlayabilirsiniz. Bazen eşlerden biri danışmanlık almaya başlayıp da kendinde yaptığı bira takım değişimleri oluşur. Aynı zamanda ilişkide farkını gösterdiğinde, bu defa eşi evliliklerinde yaşanan bu gelişmeye tanık olup  psikoterapi sürecine güven ve merak duymaya başlayabilir. Sonradan eşiyle birlikte sürece dahil olmayı isteyebilir.

Bireysel olarak evlilik terapisine geldiğinizde eşinizi de bir süre sonra sürece dahil etmek için ikna ediyoruz. En etkili cümle “psikoloğum beni senden dinlemek istiyor” deyip eşi terapiye getiriyoruz.

Eğer Evliliğinizde Problemler Var İse Çift Terapisinden Randevu Alın  

Evlilik terapisine başlamak kolay bir karar değildir. Evlilik gibi oldukça özel bir yaşamın sorunlarını, tanımadığı bir kişiye anlatmak çoğu insan için zordur ve problemlerin bir terapistin önünde tartışılması düşüncesi hoş olmayabilir. Çiftler kendi başlarına sorun çözmeye çalışıp da başarısız oldukları ve konuşmalar çoğunlukla çözüm getirmeyen kavgalara dönüştüğü için terapi sürecinde de bunun tekrarlayacağı düşünülür. Ancak terapi sürecinde, üçüncü bir kişi olarak terapistin karşısında, sorunlar tartışılsa bile kavganın şiddetlenmesi beklenmez çünkü terapist bu ana müdahale eder ve uygun telkinlerle çiftler giderek problem çözücü ve etkili iletişimi kurmayı sağlarlar. Konuşabilmeyi ve problem çözücü tartışabilmeyi öğrendikleri için iletişimde kendi başlarına oldukları zaman yaşanan tıkanmalara benzemez ve başta zor olsa bile giderek gelişme oluşur.

Evlilik terapisi nedir? 

Evlilik problemlerinin çözümlenmesi için etkili bir çok terapi yöntemleri bulunur. İlişkileri üzerinde iyileştirmeye karar verip bu değişim için çaba gösterildiği takdirde kişiler evliliklerini yeniden istenilen hale ulaştırabilir. Kimse evliliğe kusursuz bir eş olarak girmez. Evlilik; fikirlerini anlamak, eşin ile empati yapmak, kaliteli tartışmak (iyi iletişim), problem çözmek ve kişilerin farklılıkları anlamak gibi bazı kişisel beceriler ister. Bazen kendi ailemizdeki etkisi olmayan, olumsuz davranış kalıplarını kendi ilişkimizde kullanabilir ve hatta kimi zaman da hayatın içinde olan normal zorlukları mutlu bir evlilik hayatı sürdürülmesini engelleyebilir.

Evlilik terapisinde üzerinde çalışılan durum bir anlamda sağlıklı iletişim kurmayı sağlamaktır. Problem çözme ve fazla zarar verici olmadan nasıl kavga edebilme ve kavgayı sonlandırmayı öğretme gibi var olan becerileri geliştirmeye, eşler arasında ilişkiyi tekrardan kurmaya destek olur. Evlilik ve çift terapisi ile; eşlerin yozlaşmış ilişkilerinden sıyrılıp tekrar birbirini karşılıklı olarak insan görmeleri istenir. Karşısındaki insanın kişilik özelliklerini fark edip anlamaya yönelme ve anlaşılabilecek farklılıkları ortak bir noktada değerlendirmek, değişmeyecek yanlarını ise kabul ederek yaşamayı öğrenmeleri  üstünde çalışılır. Eşler arasında sürekli hale gelen sorunlar, tartışmaların ise yoğun bir tekrar yaşadığı başlıca konular bulunmaktadır. Evlilik terapisinde amaçlanan ise eşlerin sorun yaratan konuları konuşabilir duruma gelmesi ve çözüme ulaşmalarına rehberlik etmektir. Terapi süreci bu sorunlarla uğraşırken bile çiftlerin ilerleme rotası içinde var olmalarını hedefler ve ilişkinin çıkmaza girip ilerlememesini durdurur.

İzmir evlilik terapisti için tavsiye edilen psikolog yada Aile danışmanı arıyorsanız ekibimizi incelemenizi tavsiye ediyoruz. Biz dinamik bir ekibiz Bayram Şimşek önderliğinde sürekli kendimizi geliştiriyoruz. İzmir halkına psikolojik süreçlerde profesyonel bir hizmet sunmak için buradayız.

Saygılarımızla...

Ege Pozitif Psikoloji

Pazartesi, 08 Haziran 2020 12:48

Çocuklarda Sıkça Görülen 9 Psikolojik Sorun

Çocuklarda Sıkça Görülen 9 Psikolojik Sorun

Kaka tutma hastalığı, kaygı bozukluğu olan çocuğa nasıl davranmalıyım? DEHB, Dikkat eksikliği olan çocuğa nasıl davranmalı? Çocuğun cinsel yönelimleri kızım erkek gibi, oğlum kız oyuncaklarıyla oynuyor? Çocuklarda öfke problemleri, ve patlamaları? çocuklarda ayrılık kaygısı, bebeklerde ayrılık anksiyetesi tedavisi, kaka yapma korkusu nasıl aşılır.

Kurumumuzda ki 5 pedagogla yaptığımız arge çalışmalarında özellikle 12 yaş altı çocukları olan aileler bizlere hangi psikolojik sorunlarla ilgili desteği aldığıyla alakalı bazı sorunları derledik. Kurumsal olarak amacımız siz ailelerin yalnız olmadığını, aslında yaşadığınız bir çok sorunun, sizin gibi yaşayanın da çok olduğunu görmenizi sağlamaktır. Çünkü aileler bu yaşadığı sorunun sanki sadece kendisinin başına gelmiş olduğu korkusudur.  İzmir Türkiye de çocuklarını pedagog desteği almaya en yatkın ildir. Bu da aslında İzmir’in ne kadar sosyokültürel olarak geliştiğini de gösterir. İzmir pedagog için tıklayınız.

ilginç macocuklarda psikolojik sorunlar

1. Çocuklarda Ayrılma Kaygısı Sorunları

Çocuklarda ayrılık anksiyetesi nasıl geçer, bebeklerde ayrılık kaygısı sendromu vb. Ayrılma kaygısı yaşayan çocuk bağlılık gösterdiği kişiden ayrılmasıyla başlayan bir süreç yaşar. Gelişimsel düzeyi ile örtüşmeyen, sürekli ve yıpratıcı düzeyde bir kaygı duyar. Bu kaygıyı yaşayan çocuklar birinci bakıcı rolünden her ayrılıkta ve ya yaklaşan ayrılık durumlarında aşırı bir olumsuz duygular hissederler. Bazı zamanlarda da çocuk sanki annesiyle yapışık yaşayacak duruma gelir. Anneler seanslarda ise bu durumun çok bunaltıcı ve yorucu olduğundan bahseder. Kendilerine ait bir alanları ve hayatları dahi kalmadığından ve banyoya girmek gibi kişisel ihtiyaçlarını giderirken çocuğun yoğun kaygı yaşadığına dair bilgi paylaşmaktadırlar.

2. Çocuklarda Kaka Tutma Sorunu

Çocuğum kakasını tutuyor ne yapmalıyım? Kaka tutma bilerek yapmama sorunu genellikle 2-4 yaş gelişiminde olan çocuklarda gözlemlenmektedir. Bu problemin yaşanması anne ve babaları çok tedirgin eder aynı zamanda bu durumun düzelmeyeceğini, çözümünü bulamayacaklarını düşünürler. Çaresizlik hissettikleri bu durumda bize başvurmaktadırlar. Kaka tutma problemine tanık olan ebeveynler yaşantılarında ve evde bu sorunu çok fazla gündem maddesi durumuna getirmektedirler. Yaşadıkları sorun hem onların hem çocuğun hayatının merkezi haline gelmektedir. Ceza vermek, ödüllendirmek, ısrarcı şekilde çözüm aramak gibi her durumu deneyimleyen aileler en son çözemeyeceklerini düşündüklerinde çocuklarını seansa getirmeye karar verirler. Önemli olan sorunun çözümünü ararken yardım alınması gerektiğinin farkında olmaktır. Çünkü bu süreçte çözüm yollarını denerken yanlış adımlar atarak problemin ortadan kalkması zorlaştırılıyor olabilir. Kakasını yapmak istemeyen çocuğa ne yapmalı, çocuğum kakasını yaparken ağlıyor, vb. sorunların devamı için tıklayın.

3. Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Problemi

Çocuğum sürekli kaygı yaşıyor ne yapmalıyım? Kızım kaygılı vb. sorular: Çocuklar kaygı duygusunu yaşarken anlatmakta yetişkinler gibi değildir, iletişimde zorluk yaşamaktadırlar. Çocuklar hissettikleri duyguları tarif edemediklerinden ötürü anne ve babaların onların yaşadıkları olayları anlaması böylece zorlaşmaktadır. Aileler ise seansa geldikleri zaman bu oluşan durumu çocuğun kişilik özelliklerinin çok utangaç, duyarlı, duygusal, panikli, kuruntu yapan, sıkıntılı bir çocuk olarak tanımlamaktadırlar. Çocuklarda kaygı, kaygılı bebek, çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluğu vb. daha ayrıntılı yazının devamı için tıklayın.

4. Çocuk ve Ergenlerde DEHB Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Ebeveynler dikkat eksikliği ve hiperaktivite; DEHB ile ilgili geldiklerinde çocuklarını tanımlamak için çok hareketli, tembel, yerinde durmayan, ilgi arsızı gibi özellikleri çok fazla dile getirmektedirler. Fazla hareket edip yorulmadıkları ve böylece aileden oyun ve hareket için çok beklentiye giren çocuklar annelerin ve babaların enerjilerini de bitirmeye neden olabilirler. Bu durumun çözümü bağırmakta ve ya şiddet uygulamakta bulacağını düşünen aileler olmaktadır. Oysa çocuğa bağırınca sonrasında aileler de pişmanlık yaşarlar. Evde sürekli çocuğunu durdurmaya çalışan aileler de huzur kalmaz ve bu durum bütün aile bireylerini etkiler. Halbuki üstünde durulması gereken çocuk bunları şımarıklıktan ve ya ilgi çekmek için değil kendi içsel sürecinde yaşadığı zorluklar nedeni ile yapmaktadır. Dikkat testi moxo İzmir için tıklayın. Dürtüsellik, İzmir dikkat eksikliği ve hiperaktivite için tıklayınız.

5. Çocuklarda Cinsel Yönelimler Ve Sorunları

Aileler ve ya birinci bakıcı olan kişiler erkek çocuklarının kız çocuğuna benzer ve ya kız çocuklarının da erkek çocuğunun özellikleri gibi davranışlar sergilemesinden şüphe duyarak seanslara gelirler ve bize danışırlar. Genellikle ise ailelerin dikkatini çeken durum erkek çocuklarının kızlar ile bağdaşan oyuncaklara ilgi duyması ve zamanını onlarla geçirmesidir. Aynı zamanda kız çocuklarının da erkek çocuklarının oynadığı oyunlarda yer almasından ötürü yoğun olumsuz duygular yaşamaktadırlar. Bu durumda kaygı yaşanıyorsa çocuğun kimlerle zaman geçirdiği, model olarak gözlemlediği kişilere kadar derin bir araştırma ve gözlem yapılması önemlidir.. Devamı.

6. Çocuklarda Öfke Kontrolü Bozukluğu

Çocuklarda yaşanan öfke, öfke patlamaları, öfkeden nöbet geçirme gibi durumlarda aile içinde ne yapacağını bilemez ve çaresiz kalmaktadırlar. Ancak çocuklar da yaşanan duygular da aile ile benzerlik gösterir. Çaresiz hissettiği ve yaşanan durumla daha önce karşılaşmadığı için ve ya bir tek bu durumda ailesiyle ilişki kurabildiğini düşündüğü için de sorun olan öfke nöbetlerini yaşamaktadır. Aileler ise çocuğunu tanıtırken sürekli ağlaması, bir şeyleri tutturması, istediği bir şeyde inat etmesi özellikleri ile anlatmaktadırlar. Oysaki olan çocuk ebeveynlerine ulaşmak, kendinin farkında olunmasını istemek ve ailesine olan ihtiyacını göstermek istemektedir. Ve anlatabildiği yol bu olduğu için bunu sürdürmektedir. Yazının devamı için tıklayınız.

7. Okula Uyum Sağlamada Zorluklar

Çocuğun okula başlaması büyük ve önemli bir adımdır hayat için. Çocuk okula uyum sürecinde başarılı olmasını sağlamak için 3 tane temel etken bulunmaktadır. Bunlar ise sırayla; çocuk, okul ve diğeri de aile olmaktadır. Okula başlarken pek çok faktör olumsuz etkileyebilmektedir. Bunlardan özellikle en çok karşılaşılan durum ise çocuğun anneden ayrılma kaygısının bulunmasıdır. Bu nedenle ailenin çocuğa karşı tutum ve davranışları alışma sürecinde büyük bir öneme sahiptir. Oğlum okulda kurallara uymuyor ve daha fazlası ve yazının devamı için tıklayınız.

8. Kural ve Sınır Koyma

Çocuklarımıza okulda evde sınır koymak, kural oluşturmak bazen çok zor olabilmektedir. Kural tanımayan çocuğa nasıl davranmalı ve daha fazlasını okumak için tıklayın.

9. Ders Çalışmak İstememesi

Ergene ve çoğu zaman 1. sınıftan itibaren çocuklara ders çalıştırmak bazen işkence gibidir. Ders çalışmamak için sürekli bahaneler, dersin başında oyalanmaları vb. Çocuğum ders çalışmıyor diyenler için öneriler ve daha fazlası için yazının devamı için tıklayın.

İzmir’de Çocuklarınız Bize Emanet

İzmir Karşıyaka’da, Aliağa’da, Bergama’da, Alsancak’ta ve Gaziemir’de faaliyet gösteren Ege Pozitif Psikoloji ailesi olarak danışanlarımıza hizmet vermekteyiz. İzmir oyun terapisi için tıklayın. Pedagoglar ve Uzman Çocuk Ergen Psikologlar tarafından çocuklar ile çalışmalar sürdürülmektedir. Yaşanan psikolojik sorunlar, davranışsal problemler, tırnak yeme, kaka tutma, dikkat eksikliği, okulda yaşanan sorunlar, etkili anne, baba ve çocuk iletişimi gibi gözlemlediğiniz ve çözümünde zorluk yaşadığınız hayat problemleri için terapi ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Bütün sorunlar kadar çocuk ile iletişim kurma çok önemli olup gelişimsel süreçler ile ilgili ebeveynlere de psikoeğitim vermekteyiz. ; pedagog İzmir için tıklayınız.

Pedagog Kadromuz

Etiketler